66- Nerede kalmıştık
Teoman beyin telefonu ve ardından gelen uzun sessizlikte geçmişin eski tüfeği ve şimdilerin yorgun savaşçısı Patron, ve onun karşısında yarı küçük Emrah, yarı öğretmenini dinler gibi yapıp aslında hayallere dalmış bir ergen vaziyetinde oturmakta olan, kendisi ileride acar bir gazeteci olmaya çalışan ve fakat -nedense- şimdilik bir türlü muvaffak olamayan, aklı karışık, duyguları -hele Jale'den sonra- epeyce allak bullak, boyundan büyük işlere kalkıştığının farkında bile olamayacak kadar toy bir delikanlı olan gencimiz acaba neler düşünüyorlardı kim bilir? Herkesin bir derdi var, durur içerusunde diyen bir karadeniz türküsünün tam da bu halet i ruhiyeyi anlattığı bir görünümü hatırlatmakta olan bu iki adam, gerçekte o an tamamen içinde bulundukları ortamdan ve yaşamakta oldukları o andan uzaklaşmış, her ikisi de kendi dünyalarında kendileri -ve tabi kendi dertleri- ile baş başaydılar şüphesiz. Türkünün de anlatmaya çalıştığı gibi, ikis...