70- Arayış
Neredeyse elini yüzünü bile yıkamadan, dolapta kalmış bir kaç parça ekmek ve peyniri bile gözü görmeden, büyük ve önemli kararlar almış insanlara has dalgınlık ve gözüpeklikle adeta bir rüzgar gibi kendisini sokağa atan gencimiz, sabah yelinin yüzüne vurmasıyla azıcık kendine gelir gibi oldu, adımları daha yavaş ama daha güçlü olarak kaldırımlara vuruyordu artık. Bu arada gözleri her gün önünden geçerken öylesine bir bakış fırlattığı kırtasiyeci dükkanını arıyordu. Bir ara önünden geçtim mi acaba diye bile düşündü, ne de olsa o heyecanla gözleri fark edememiş olabilirdi, ama evet, o dükkan işte biraz ileride, yaşlanmış amcaların gelen geçenleri seyretmek için kapılarının önüne bir sandalye atıp da gelen geçenlerin hiç ilgisini çekmeden oturdukları gibi sessiz sakin duruyordu oracıkta. Eski zenginliği ve çekiciliği kalmamış, etrafını artık boş işlerle meşgul insanların doldurduğu ''Cafe''lerin kapladığı bu küçük dükkân ve i...